Browse By

YEREL YÖNETİMLERİN TARİHSEL GELİŞİMİ VE YEREL ÖZERKLİK

Yerel Yönetimlerin Tarihsel Gelişimi ve Yerel Özerklik

A:Tarihsel gelişim: Antik Çağlar

Şu anda aklımıza gelen yerel yönetim kavramları yani ‘yerel yönetim’ ,’kent yönetimi’,’belediye’  gibi kavramlar yerel topluluğa hizmet sağlayan kamu hizmeti veren kurumlar olarak bilinir.Tarihsel gelişime baktığımız zaman ise yerel yönetimler antik çağlarda, askeri örğütlenme, ulusal savunma ,suçluların yakalanması gibi daha çok merkez devletin görevini yerine getirmişlerdir.Hükümdarın toprakları artınca, kendisine tam bağlı sadık,merkeze sadık ama birçok erkte de  merkez adına karar verip uygulayacak yerel beyler çıkmıştır.Bu gelişimi bu tip oluşumların başlangıçından itibaren olabilir.Ama özellikle güçlü merkeziyetçi  devlet sistemine dönüş başlayınca güçlü olan bu yerel yönetim tarzı ortadan kalmıştır.Buna en iyi örnek ,Roma  İmparatorluğudur.Antik site devletlerinden oluşan Roma İmparatorluğu, antik sitelere pek çok açıdan özerklik vermiştir.Aslında demokrasinin ilk tohumlarının bu site devletlerinde atıldığını biliyoruz.Yalnız Roma İmparatorluğu dağılıp, çökünce bu site devletleride kısa bir sürede tamamen ortadan kaybolmuştur.

Site devletlerinde, yönetsel ve dinsel özerklik verilmişti.Aynı üst egemenlik her zaman Romanın yani merkezin elindeydi.Roma , merkez çökünce bu site devletlerine çöktü.

Batı Avrupa’da, ta 2.yüzyıl’dan itibaren  malikane sahipleri olan senyörlerin, feodal beylerin,kentleri egemenlik altına alıp, yarı özerk birimler oluşturduğu bilinmektedir.Ama bunlar, Antik Yunan’Da yada kent ve yurttaşlık olgusunun geliştiği mantık ta ki gibi değildirler.Yani gerçek bir yerel özerklik yoktu.

İlerleyen yüzyıllarda , feodalizm kentin gelişmesini engellemiştir.Kentlerin ve yerel özerkliğin gelişmesi, feodalizmin çökmesiyle başlamıştır.Kentleri özerklik temeline kaymasının temel nedeni kentleşmenin bir özgürlenişim yarattığı gerçeğidir.Bir Alman atasözü derki ‘kentin habası insanı özgür kılar.’ Yerel özerkliğin gelişmesi feodalizmin yıkılması, kentin gelişmesi ve burjuvazinin gelişmesiyle paraleldi.Bilindiği gibi burjuvazi sınıfı ile birlikte ortaya çıkan tüzel ve toplumsal kurumları belirleyen başlıca etmen, yeni yönetimin altyapısını biçimlendiren ekonomik ilişkilerdir.Burjuvazi, hep merkezi yönetimin katı yönetim tarzından ekonomik gücü kullanarak, özellikle kentlerde bazı yönetsel, yargısal ayrıcalıklar kazanmışlardır.

B.Yeni ve Yakın Çağlar

16.yüzyıldan itibaren ulus devletlerin gelişmesi sonucunda, siyasal söylemde  de değişmeler olmuştur.Çünkü ulusçuluk, merkezi otoritenin güçlenmesiin temel dinamiğidir.Eski dönemde kişi kedini bir kentli sayıyordu.Ulus devlette ise kendisini bir ülkeye ait olarak görür.Yabi burada devletin kentte bir ideolojik olarak üstünlüğünün lduğu söylenebilir.

Jan Jacgues Rousseau ve Kant gibi düşünürler, ‘özgür kentli’  ile ‘özgür devlet’ arasına, yerel yönetim gibi bir ara kurumun sokulmasına gerek duymamışlardır.

1789 Fransız Devirimiyle tam ulusçu bir yaıpa geçilmesi, devlet kavramının yerel tam üstünlük sağladığı söylenebilir.Bu üstünlük, yerel yönetimlerin görev ve yekti algısında değişikliklere gidilmesini sağlamıştır.Bu yeni yönetim örgüsü, Fransa’dan daha sonra pek çok ülkenin temel yapısını oluşturacak kadar yayılmıştır.Ülke toprağının küçük ilçe ve ilçelerin birleşmesiyle oluşan kentlerin toplamının merkezin katı denetimiçi yapıda tutmaya çalışmıştır.

  1. ve 20.Yüzyıllar

Yararcı düşünür Jeremy Bentham yerel yönetimlerin merkezi yönetimlerce düzenlenmesinin en çok sayıda insana, en büyük mutluğu getirebileceği gürüşünden yola çıkmıştır.1985 yılında ‘yerel yönetim ve belediye’  gibi kavramlar İngiliz Avam kamarasonda kullanılmaya başlanmıştır.

Bu yoldan itibaren 19. Ve 20. Yüzyıla kadar, Bentham ve Stuart Mill görüşleri yönetimlerde etkili oldu.Öte yandan, yerel özerkliğe dayanan yönetsel yerinden yönetim, merkezi yönetimin gücüne karşı dengeler oluşturmaya çalışan liberal arayışların sarıldıpı bir inanç olmuştur.Fransızlar, bir inancı, uzun bir savaşım sonrasında İl daimi encümenliği ve belediye başkanlıklarının kurulması ile destek olmuşlardır.

Keza aynı liberal düşünce Amerika’da eskiden beri vardı.Yani, yararcı düşünce, Fransa ve Amerika’da etkili olduğu gibi diğer ülkelerde (İngiltere,Almanya,İtalya) etkili olmadı.Bu dönemde yerel yönetimlere ve özel girişimcilere halk gözünde güven daha artmıştır.Bu yönle liberal bir dönemdir.Osmanlı’da geçte kalmış olsa, Prens Sebahattin ile yansımıştır.

Kısaca, özetle söylersek, Kıta ülkeleri, İngilitere’ye oranla daha az devletçi ve yerel yönetimlerin değilse bile, yerel toplulukların özerk olmasından yanaydı.

 

21.Yüzyıl Yerel Özerklik Şartı

Bu şart,Avrupa Birliği kapsamında, Avrupa Konseyinin yerel yönetimlere özerklikler verilerek, yerel demokrasilerin gelişmesine katkıda bulunmak amacıyla 1985 yılında Avrupa Bakanlar konferansında hazırlanmıştır.Daha öncede Ocak 1957’de yerel özerkliğin temel ilkeleri belirlenmş ve yavaş yavaş hayata geçirilmeye çalışılmıştır.

 

Yerel Özerklik Nedir?

Yerel yönetimleri karar organlarının seçimle işbaşına gelmiş olmalarını ve kendi işlerini, kendi organları eliyle, dışarından hiçbir karışma olmaksızın,yapmaları bu kuruluşlara demokratik ve özerk kuruluş niteliği kazandırır.Yerel özerklik kavramı iştre bu özelliğin sonucudur.

ÖNEMLİ: Bu çalışmasın hazırlanmasında Ruşen Keleş,Yerinden Yönetim ve Siyaset,Cem Kitapevi,9.basım 2014, kitabından faydanılmıştır.

 

 

 

Be Sociable, Share!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
KİLİS’İN PSİKOLOJİSİ

KİLİS’İN PSİKOLOJİSİ Son 15 gündür 5, 6 Olay yaşandı. Sınırın diğer tarafından Kilis’e katyuşa füzeleri atılmakta ve bu saldırılarda çok...

ÜST AKIL TEORİSİ

ÜST AKIL TEORİSİ Türkiye’de yeni değil, yıllardır hep söylene gelen bir teori vardır. Yaşanan acı olaylar veya krizlerde sürekli olarak,...

ESKİ TÜRKİYE’NİN KARANLIK GÜNLERİNDE

ESKİ TÜRKİYE'NİN KARANLIK GÜNLERİNDE Eski Türkiye'nin karanlık günlerinde pek çok isim, faili meçhul cinayetlere kurban gitti. Kimisi etnik köken, kimisi...

Kapat
ücretsiz ilan