Browse By

TÜRKİYE’Yİ BİLİM,SANAT VE EĞİTİM KURTARACAK

Yabancı basında Türkiye'de yaşananlarla ilgili olarak pek de doğru değerlendirmeler yapılmadığını görüyoruz. Ancak bu durumla mücadele etmek için yurt içinde üretilen fikirlerin temelinde bazı hatalar var.

 

 

 

Birçok kişi 15 Temmuz gecesinden önce Türkiye'nin imajı ile alakalı hiçbir problem yokmuş gibi, “acaba şu anki krizi nasıl yönetiriz” şeklinde düşünüyor. İsterseniz biraz daha aklı başında şekilde düşünelim.

 

 

 

Türkiye, uzun bir süre yüksek büyüme performansını öne çıkararak Avrupalıları ve Batı dünyasını küçümseyen bir tavır içine girmişti. Diğer taraftan da dış politika hamleleri hiç kimse tarafından anlaşılamıyor, hatta tepki çekiyordu. Bazı ülkelerle gizliden gizliye, bazılarıyla açıktan açığa restleşme içindeydi.

 

 

 

Bundan başka mahkemelerin aldığı kararlar, neden konduğu belli olmayan yüksek gümrük vergileri, sürekli artan dolaylı vergiler, durmadan değişen kanunlar, yerlisi-yabancısı her türlü kurum ve şahsı isyan ettirecek duruma getirmişti. Açıkçası, 15 Temmuz gecesi Türkiye'nin maruz kaldığı alçakça saldırının hazırlığının, Türkiye'ye uzaktan ya da yakından bakan herkesi isyan ettirecek kararlara imza atanlar tarafından yapıldığına inanmaya başladım. Önce Türkiye'nin itibarını zedeleyip, sonra da “kurtarıcı” olarak ortaya çıkacaklardı. Türk Milleti bu tip alçak planlar yapanlara her zaman gerekeni yapmıştır. Bunu da bugün bir kere daha kanıtlamıştır.

 

 

 

Her türlü kurum ve kuruluşa sızmış ya da konuşlanmayı başarmış olanların temizlenmesi yukarıda anlattıklarım çerçevesinde büyük önem kazanmaktadır. Terörle mücadeleden siyasete, eğitimden spora, adaletten sosyal hizmetlere kadar yapılan her çarpıklığın arkasında bu hain planın izlerini aramak doğru olacaktır. Çünkü bu yanlışlar 15 Temmuz'dan önce Türkiye'nin imajını yeterince bozmuştu zaten.

 

 

 

Bereket versin ki, gelişmişliğin önemli bir kilometre taşı olan finans sistemi saat gibi çalışıyor. Diğer taraftan teknoloji konusunda önemli atılımlar var. Otomasyona geçmiş olan gümrüklerle, dış ticaret yolunda gidiyor. Döviz kurları sakinleşti, hisse senedi piyasaları toparlanıyor. İş dünyası da “demokrasiden başka tercihimiz yok” diyerek güçlü bir duruş sergiliyor.

 

 

 

Buna rağmen yurt dışında hala negatif yorumlar yapılıyorsa, o zaman şunu net olarak söyleyebiliriz: Olumsuz işlere imza atarak Türkiye'nin imajını bozanlar, bu sefer de Batıyla arasını bozmaya çalışıyor. Bunu çok net şekilde söyleyebiliyorum.

 

 

 

Buradan hareketle, daha akılcı davranarak meselenin ne olduğunu anlatmak için çaba göstermeliyiz. Türkiye'nin siyasetçilerden ya da devletlerden çok küresel markalarla, sanatçılarla, sporcularla ve kültürel hayatın kanaat önderleriyle bu kampanyayı yürütme ihtiyacı var.

 

 

 

Devletin yapması gereken tek şey var: Sanatın, sporun, bilimin, eğitimin ve teknolojinin yanında durduğunu göstermek. Bu da sözle değil, eylemle olur. Akıllı telefondan spor ayakkabısına, her türlü tasarım ürününden Türkiye'de üretimi bile olmayan ne varsa pahalı hale getiriliyorsa, destekçi bulmak zor oluyor.

 

 

 

Türk insanını küresel markalardan ve Türk sanayini de “kaliteli olanla sağlıklı rekabetten” uzaklaştıran bu kararların ülkenin lehine olmadığı ortada. Kim bilir, belki de bu kararların yukarıda bahsettiklerim ışığında bir kere değerlendirilmesi, aklımızdaki bazı soru işaretlerini giderecektir.

 

Yazar : PROF. DR. EMRE ALKİN

www.icerikfabrikasi.com

Be Sociable, Share!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
MİLLETVEKİLİ (YASAMA) DOKUNULMAZLIĞI NEDİR?

Milletvekili Yasama dokunulmazlığı Nedir? Yasama dokunulmazlığı, seçimden sonra veya önce, bir suç işlediği iddia edilen milletvekilinin, meclisten karar çıkmadıkça, sorguya...

ABD – İRAN YAKINLAŞMASI KİMİ ZOR DURUMDA BIRAKACAK?

ABD - İRAN YAKINLAŞMASI KİMİ ZOR DURUMDA BIRAKACAK? İran özellikle Ahmedi Nejad döneminden sonra bir normalleşme ve dünyaya entegre olma...

YEREL YÖNETİMLERİN TARİHSEL GELİŞİMİ VE YEREL ÖZERKLİK

Yerel Yönetimlerin Tarihsel Gelişimi ve Yerel Özerklik A:Tarihsel gelişim: Antik Çağlar Şu anda aklımıza gelen yerel yönetim kavramları yani ‘yerel...

Kapat
ücretsiz ilan