Browse By

TERÖR ÖRGÜTLERİNİN ŞİDDET DIŞINDA OLUŞTURDUKLARI TOPLUMSAL SORUNLAR

TERÖR ÖRGÜTLERİNİN ŞİDDET DIŞINDA OLUŞTURDUKLARI TOPLUMSAL SORUNLAR

Şu sıralarda gündemin başat konularından biri olan terör örgütleri sadece bir şiddet sorunsalı olmadığı gibi, tüm topluamun psikolojik yapısınada büyük zararları olan, devletin yönetim yapısından tutun da ,devlet gelenekleri bile bu şekide değişmektedir.

 

Türkiye’de son dönemlerde yaşanan bu terör saldırılarının birçok üst siyasi nedeni olmasının yanında birde toplumsal yapının terör örgütleriyle zaman zaman bir bağdaşım kurarak sempati duyması, göz yumması üzerine daha da gelişmektedir.

 

İŞİD ve PKK örnekleriyle bakarsak, İŞİD birçok kesimden sempatizanı varken aynı şekilde PKK’da bu desteği bulabilmişti.İŞİD propagandası din üzerinden yapılırken PKK ise özğürlenişim ve Kürtlerin haklarının verilmesi üzerinden yapılıyor.İŞİD, ülkemizdende birçok hücre yapılanmasına giderek, hem canlı bomba, hemde normal terörist eylemci barındırabilen bir duruma geçmiş, PKK ise bölgesel egemenlik konusunda zaman zaman denemeler yapmaya çalışmıştır.

 

Peki, bunun dışında örneğin İstanbul’da yaşayan bir Kürt vatandaşın PKK’nın varlığı yüzünden hem terörist gibi görünmesi hemde yaşadığı sıkıntılar veya kökten dinci İŞİD’in varlığı bir dindar cemaati terörist örğüt gibi görmesi sorunlarıının neden ortaya çıkıyor?

 

Toplumlar canlı organizmalar gibidir.Bir yerden giren virüs, kısa sürede tüm bu yapıya dağılır ve hastalığın yerleşmesi çokta kolay olabilir.Terör ve terör örgütler herşeyden önce sosyolojik bir sorundur ve sorunun temeli, kimi zaman eğitimsizlik, kimi zaman dini anlayış farklılıklarından, dinin yanlış anlaşılmasından kaynaklanmaktadır.

 

Sosyolojik yapıdan kasıt, toplumsal sınıfların, ekonomik farklılıkların, eğitim durumunun, etnik kökenin, mahalle baskısının ve diğer tüm sosyal kimliklerin etkilerinin olduğu bir olgudur. Bu tür faaliyetlerinin önüne geçilmesi için , güvenlikçi politikaların uygulanması artık bir önemi kalmadığını söyleyebiliriz.İngiltere’de, ki İngiltere bir gelenekçi,milliyetçi devlettir; İRA ile mücadelesini yıllarca yapmış sonunda birçok haklar vermek zorunda kalmıştır.Dolayısıyla Suriye olayı dışında PKK ve iddiaların olduğu ülke içindeki İŞİD yanlılarının bu işten vazgeçirilebilmesi için bir Yerel Kalkınma gerçekleştirilmelidir.Yerel kalkınma, sadece ekonomik bağlamda değil; zaten yerel kalkınma tüm etmenlerin (sanayi,eğitim,kültür,ekonomi,güvenlik,tarım,sanayi vb..) kalkınmasıyla olur, toplumasal bilincin yükselmesine yardımcı olur.Burada temel yönetim sisteminin yani üniter bir devletten vazgeçiz olarak algılamak yada Yerel Özerikliği işte bu nedenler ile reddetmek, aslında birazda bu problemi çözme konusunda yardımcı olmamak demektir.

 

Demokratik seviyenin çok geliştiği ülkelerde artık terör örgütlerinin herhangi bir oluşama gidemedğini İsviçre,Norveç gibi ülkelerde görmekteyiz.ABD örneğie gelirsek, aslında orada da siyahi vatandaşlara uygulanan ırkçı hareketler, kökten dinci grupların saldırılarına maruz kalmasıyla, yerel özerklik konusu gelişmiş olsa da zaman zaman terör sorunu devam etmektedir.

 

Tekrar Türkiye’ye geri dönersek, Suriye sorunun içine Türkiye’nin de dahil olduğu her türlü açıdan söyleyebiliriz. Burada 3 milyona yakın Suriye’li göçmenin ülkemizde olması, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının İŞİD’e katılım oranının yüksek olması buna neden olmuştur.

 

Halk nezninde sakallı,cübbeli bir insanı gördüğünüz zaman, hemen bir İŞİD mensubu algısı oturmuştur nerdeyse. Aynı şekilde de bir Kürt vatandaşı hemen PKK mensubu olmakla itham edilmeye başlanmıştır.Bu tehlikeli durum, toplumsal ayrılmanın, birliğimizin dağılmasının etkenleri olabilir.Ortaklaşma durumu bu tip algılar ile ortadan tamamen kalkabilir.Durumda ise, gerek devletin, gerekse kanaat önderlerinin hatta Diyanet İşleri Başkanlığı’nın, en önemlisi de siyasi lider ve partilerin halka bir itidal çağrısında bulunması, söz ve söylemlerine dikkat etmesi, etnik farklılıklarının fazla olduğu, adeta bir mozaik olduğu ülkemizde tekrar bir birliğin sağlanması gerektiği açıktır.Yoksa Suriye karışıklığının sınırın ötesi geçip ülkemize sirayet etmesi an meselesi olabilir.Bu durumda ise bir iç savaşın kaçınılmaz olduğu ve bunun önüne geçilmesininde belli bir zamandan sonra imkansız hale gelebileceği aşikardır.

 

Osmanlı’nın çok mükkemmel şekilde yönetsel barışı gösterip, onlarla farklı milleti bir birlik içinde tutması, yerel yönetimlerin aktif olmasından dolayıydı.Osmanlı mirasının devamı olarak bizler, bunu başarabilrmemiz zor olmasa gerek.Umarım, tüm bu karışıklıklar bir an önce sona erer ve huzuru,barışı tekrar yakalayabiliriz.

 

Be Sociable, Share!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
OLASILIKSIZ

  OLASILIKSIZ   Anlatılmaz yaşanır (!) tam da böyle bir dönemdeyiz. Elbet tarih yazacak yazmasına da, içinde yaşarken kelimeler kifayetsiz...

SİYASİ PARTİLER NASIL KURULUR? SİYASİ PARTİLER YASASI

PARTİLERİN KURULMASI Siyasî partiler, milletvekili seçilme yeterliğine sahip en az otuz Türk vatandaşı tarafından kurulur. MADDE 8 - (Değişik 1....

ABD İLE RUSYA ANLAŞTI

ABD İLE RUSYA ANLAŞTI 5-6 yıla yakındır devam eden Suriye iç savaşı her geçen gün yeni bir siyasi gündemin ortasına...

Kapat
ücretsiz ilan