Browse By

DİNİ FUNDAMENTALİZM VE TERÖR

DİNİ FUNDAMENTALİZM VE TERÖR

Dünyayı saran terör saldırılarının olduğu şu günlerde, terörün niteliğine baktığımız zaman, dini nedenler ile yapıldıkları, mevzu bahis olan İŞİD’in kendi gibi düşünmeyen, Müslüman, Hristiyan, Yahudi ve diğer tüm dinlere mensup insanları hedef alıp, din adına katlettiğini görüyoruz.

İşin daha vahim kısmı hala daha pek çok ülkede, Avrupa , ABD , Ortadoğu,  Afrika , Uzak Doğu İslam ülkeleri ve hatta Japonya’dan bile insanlar arasında sempatizanı bulunmakta.

Burada aslında pek çok büyük ülkenin kendi çıkar ve menfaatleri kapsamında dünyada teröre göz yummasınında etkisi olasa, ırk, mezhep ve sosyal statüleri farketmeksizin, farklı toplumların, milletlerin her kademesinden kendisine militan devşirebilmesi İŞİD’in diğer terör örgütlerinden farklılaşmasını sağlamakta.

Bir diğer fark ise, İŞİD, bir ülke gibi hareket etmekte ve belli bir bölgede alan hakimiyeti sağlamış durumda. Bu toprak parçasının bir kısmı , Irakta diğer kısmıda Suriye sınırları içerisinde bulunmaka.

El-Kaide , Boko Haram ve diğer tarihteki terör örgütlerinden farklılaşıp, şiddetli ve dünyanın farklı bölgelerinde eylemler yapan İŞİD’in aslında İslam dinine verdiği zarar, şimdiye karşı hiçbir diğer terör örgütlerinin yapamadığını yaptı.

Aslında İslam Dünyasının içinde bulunduğu duruma da baktığımızda, ekonomik, siyasi ve toplumsal rehaf açısından pekte iyi bir durumda olmadığını görmekteyiz. Bu durumun insanların terörizme kaymasına neden olur. Zaten hali hazırda dini eğitimin genel olarak tüm ülkelerde yeterince ve iyi bir doğrultuda verilmediği , mezhepçi ve ayrımcı anlayışla bir dini eğitim verildiğini görmekteyiz. Tüm bunlar birleşince maalesef bu tür sıkıntılar yaşamkta.

Burada dünyada oluşturulmak istenen algı bir İslamafobi’dir. Yalnız bu fundamentalizmin sadece İslam’ın sorunu olmadığı, Yahudiliğin ve Hristiyanlığında bir sorunu olduğu yaşanmış örnekler ile biliyoruz. Aynı zamanda Budist geleneğinde neler yapabileceğini Myanmar’da ve diğer Uzak Doğu İslam toplumlarına karşı yürütülen zulüm politikalarında da gördük.

Sorun bir insanlık sorunudur. Sorunun çözümüde bize Din öğretilerin yeniden düzenlenmesi, reforme edilmesinden geçtiğini bilmekteyiz. Çünkü hiçbir din veya öğretinin bir başka insanı, din adına öldürülmeyi emretmez, istemez, meşru kılmaz. Burada bu konuları yanlış yorumlayan veyahut kendi çıkar ve düzenlerinin devamı için her yolu mübah gören ilgili dinlerin bazı alimleri bu konuları kullanmışlardır. Sonuç olarak, dini eğitimden önce insanlara , herhangi bir düşünceyi vermeden önce, insani değerleri anlatmak, önce insan olduklarını anlamaları sağlamak gerekir. Kendinden farklı olana, ayrımcı bir gözle bakmamayı öğretmek, bunu hayatı boyunca tekrarlatmak gerekir.

 

 Drmerk.

Be Sociable, Share!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
KOBA – KAAN ÜNSAL ALPHAN BELGESELİ

O kimilerin göre milyonlarca masum insanın hayatını kaybetmesine neden olan, tarihin en acımasız diktatörlerinden biri; Kimilerine göre dünya tarihine gelmiş...

ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ GÖRÜŞMELERİ BUGÜN BAŞLADI

9 Ocak itibariyle Türkiye Büyük Millet meclisinde Anayasa değişikliği görüşmeleri başladı. Saat 14.00 başlayan oturum öncesi Ankara'da meclis çevresinde güvenlik...

SENDE Mİ BRUTUS?

SEN DE Mİ BRUTUS       Rivayet o ki, Julius Sezar M.Ö. 44’te, en yakın dostu Marcus Junius Brutus...

Kapat
ücretsiz ilan