Browse By

CEZA HUKUKU-DERS NOTU

                                      CEZA HUKUKU

 

  • Ceza davalarında taraflar davalı veya davacı değildir.
  • Bütün ceza davalarına kamu davası denir.
  • Ceza kanunundaki suçlar şikayete bağlı suçlar değildir.
  • İddia makamı devletin resmi görevlisidir.
  • Sanık: Suç yükleme iddiasıyla mahkeme huzuruna çıkan kişi
  • Müdafi: Sanığın savunmasını yapan avukattır.
  • Mağdur: Suçtan zarar gören kişi
  • Müdahil: Suçtan zarar gören kişinin davaya katılması
  • Kararlar başka davaları etkilemez.
  • Genel kurulun vermiş olduğu karar içtiadi birleştirme kararıdır ve herkesi bağlar
  • Ceza hukukunun tek kaynağı kanundur.
  • Temyiz Etmek: Kanun yoluna başvurmak Verilen kararın hukuka uygun olmaması gerekçesiyle itiraz etme.

 

KANUNİLİK İLKESİ

 

  1. Biçimsel Kanunilik İlkesi
  2. Anti sosyal olsalar bile kanunun açıkça suç saymadığı hareketler cezalandırılamaz.

Dolayısıyla kanunun suç saydığı hareketler a sosyal olmasa bile cezalandırılır.

  1. Hiç kimse kanun tarafından açıkça tespit edilmeyen bir ceza ile cezalandırılamaz.

 

  1. Öze İlişkin Kanunilik İlkesi

Bir eylem kanunda suç olarak sayılsa da sayılmasa da a sosyal ise cezalandırılabilir yada kanunda öngörülen bir cezadan farklı bir cezayla cezalandırılabilir.

 

Sonuçlar;

 

1) Kanunen suç olmasa da sosyal yönden tehlikeli olan davranışlar cezalandırılabilir veya suç sayıldığı halde tehlikeli olmayan davranışlar cezalandırılmayabilir.

2) Kanunda öngörülen cezalarla bağlı kalınması zorunlu değildir.

 

  • ••• Kanunilik ilkesi 3 alt ilkeye dayanır.

 

1) Kanunun tekelciliği

Türk ceza kanununu biçimsel kanuniliğe dayanır.

Ceza hukukunda biçimsel kanuniliğin gereği olarak kanunun tekelciliği ilkesi kabul edilmiştir.

Ceza hukukunda kanunun tekelciliği gereği ilkesiyle idari işlemle suç ve ceza yaratılamaz.

 

2) Kanunun geriye yürümezliği

Yorum söylediği ve amacıyla sınırlıdır. Ceza hukukunda kıyas yasağı vardır. Yani 10 portakal çalanla 10 elma çalana aynı ceza verilmez. Kanunun geçmişe uygulanmazlığı( geriye yürümezliği ) kanun çıktıktan sonrası için uygulanır. Öncesi için uygulanamaz. Kanun geleceğe uygulanamaz, kanun ancak yürürlükte bulunan kanuna göre uygulanır.

Eski kanuna göre yargılanan biri kanun çıktığı anda bu yeni kanuna göre yargılanır.

Ancak  toplumsal güven ortadan kalkacağı için kanun suçlunun lehine değilse     uygulanmaz.

 

Kişi hak ve özgürlüklerini yasama organının keyfiliklerine karşı korumaya yönelik bu ilke gereğince kanunlar temel kural olarak yürürlüğe girmelerinden sonra işlenen fiillere uygulanamayacağını ifade eder.

Ceza kanunun 7. md sine göre işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı kimseye ceza verilemez. Bunun yanında suçlun lehine olankanunun geçmişe uygulanabilirliği 7. md de düzenlenmiştir.

3) Kanunun açıklığı

Kanunun hangi eylemi sosyal saymış, hangi eylemi a sosyal saymış bu kanunda açıkça

belirtilmiş olmalıdır. Keyfiyeti engelleyici bir özelliği vardır.

 

Suçun işlendiği Zaman

Hakim olan anlayışa göre hareketin veya ihmalin yapıldığı anda suç işlenmiş sayılır.

( Davranış Ölçütü )

 

Ceza Kanununun Yer Yönünden Sınırları

 

  1. Ülkesellik ilkesi

Bu ilkeye göre ceza kanununu sadece ülkede işlenen suçlara uygulanır.

 

  1. Şahsilik ilkesi

Bu ilkeye göre ceza kanunu sadece vatandaşlara uygulanır.

 

  1. Koruma ilkesi

Bu ilke ceza kanununun, bunu koyan devlete yada onun vatandaşına karşı işlenen suçlara

uygulanır.

 

  1. Evrensellik ilkesi

Ceza kanunları, nerede – kim tarafından işlenirse işlensin tüm suçlara uygulanır.

 

TCK esas itibariyle ülkesellik ilkesini kabul etmiştir. Ancak bu ilke diğer ilkelerle

yumuşatılmıştır.

  1. a) Türkiye’de işlenen suçlar hakkında Türk kanunları uygulanır. Türkiye ülkesi Türk

toprakları – iç sular – karasuları ve bunların üzerindeki hava sahasından oluşur.

  1. b) Yabancı ülkede ( bazı suçları işleyen Türk’te Türk kanunlarına göre yargılanır.
  2. c) Yabancı ülkede Türkiye veya Türk vatandaşlarına karşı işlenen bazı suçlara Türk

kanunları uygulanır.

  1. d) Yabancı ülkede yabancı tarafından bir yabancıya veya başka bir devlete karşı işlenen

bazı suçlara da Türk kanunlarını uygulamak mümkündür.

 

Suçun işlendiği Yer

Suçun maddi unsurunu oluşturan davranış ve sonuç aynı yerde meydana gelmişse o yer suçun

işlendiği yerdir. “mesafe suçları” adı verilen suçlarda suçun maddi unsurunun kısmen bir

ülkede, kısmen de başka bir ülkede gerçekleşmesi söz konusudur. ( Antakya’dan kurşun

sıkılır Suriye’de birinin ölümüne sebep olmak vb. )

Bu durumda, TCK’ye göre, ister davranış kısmen veya tamamen Türkiye’de işlenmiş olsun, ister sadece sonuç Türkiye’de gerçekleşmiş olsun suç Türkiye’de işlenmiş sayılır.

 

Suçluların Geri Verilmesi

Suçluların suç işledikten sonra başka ülkelere kaçarak fiillerinin sonuçlarından kurtulmalarını

önlemek amacıyla suçluların geri verilemesi uluslar arası anlaşmalarla kabul edilmiştir.

Suçluların geri verilmesine Dair Avrupa sözleşmesi, geri vermeye esas olabilecek filleri şu

şekilde göstermiştir.

  1. a) Fiil her iki devletin kanununda da suç olmalı
  2. b) Fiil her iki devletin kanununda da asgari bir sene ile hürriyeti

bağlayıcı bir cezaya veya tedbiri gerektirmelidir.

  1. c) Geri istenen kimse geri isteyen devletin mahkum edilmiş ise, bunun

süresi ( 4 ) aydan az olmamalıdır.

  1. d) Suç siyasi, askeri suç olmamalıdır.

 

Kendisine geri verilen devlet, geri verilen kişiyi geri vermeye esas olandan başka bir fiilden

dolayı yargılayamaz.

 

Ceza Kanununun Kişi Yönünden Sınırları

 

1) Cumhurbaşkanının Sorumluluğu

Anayasasının 105. maddesine göre “Cumhurbaşkanının resen imzaladığı kararlar ve emirleri

aleyhine yargı mercilerine başvurulamaz. Ancak vatana ihanetten dolayı suçlanabilir.

 

2) Yasama sorumsuzluğu ve dokunulmazlığı

  • Yasama Sorumsuzluğu: Sorumsuzluk milletvekillerinin meclis

çalışmalarındaki oy – söz – düşünceleri ile işledikleri suçlar yönünden kabul

edilmiştir. Bunların dışındaki fiiller sorumsuzluğun kapsamına dahil değildir.

Sorumsuzluk, üyelik sıfatının sona ermesi ile bitmez devam eder.

  • Yasama Dokunulmazlığı: Seçimden önce veya sonra bir suç işlediği ileri

sürülen milletvekillerinin Meclisin kararı olmadıkça tutulamaması,

sorgulanamaması, tutuklanamaması, yargılanamaması vb. ifade eder.

  • Dokunulmazlığın İstisnaları:

1) Ağır cezayı gerektiren suçüstü halleri

2) Seçimden önce soruşturulmasına başlanmış olmak kaydıyla Anayasanın 14.

maddesindeki durumlar.

 

3) Diplomasi dokunulmazlığı

Diplomasi çalışanlarının yabancı ülkede görevlerini yerel idareler müdahalesi olmaksızın ve gereken gizlilikle yapabilmelerini sağlamak için uluslar arası hukukun tanıdığı siyasi bir teminattır. Diplomasi çalışanları görev yaptıkları ülkenin yargısına tabi değildir.

 

4) Askeri işbirliği antlaşmalarından kaynaklanan dokunulmazlıklar NATO sözleşmesinde bu konuda düzenlenmiş maddeler vardır.

 

SUÇ VE UNSURLARI

Suç: Yükümlülük ehliyetine sahip olan bir kimsenin kusurlu iradesinden doğan, hukuka

aykırı kanunda yazılı tipe uygun ve karşılığında ceza tayin edilmiş olan fiillerine suç denir.

 

 

Suçun Unsurları

Bir eylemin suç olabilmesi için gerekli şartlara suçun unsurları denir.

Kanunilik ( Tipiklik ) Unsuru

Bir fiilin suç olarak sayılabilmesi için kanunda yazılı tipe uygun olması gerekir bu unsur

kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin bir sonucudur. Eğer fiil kanundaki tanıma uymazsa

diğer bütün unsurları toplamış olsa bile suç sayılmaz.

 

Maddi Unsur

Dış dünyada açığa çıkan insan davranışı yapmak yada yapmamak biçiminde görünür.

Yapmak şeklinde ortaya çıkarsa icrai yapmamak şeklinde ortaya çıkarsa ihmali davranış

denir. Suçun oluşabilmesi için icrai veya ihmali biçimde beliren bir hareketin varlığı şarttır.

 

  1. a) İcrai Hareket

Kişinin vücuduyla yaptığı icrai bir davranıştır. Çoğunlukla bedensel davranışlar biçimindeortaya çıkan icrai hareket sözle de yapılabilir.

Örnek: Hakaret suçu, tabanca ve bıçakla adam öldürme vb. gibi davranışlar.

 

  1. b) İhmali Hareket

Bireyin yapmak zorunda olduğu bir hareketi yapmamasından ibarettir. Ancak bütün ihmali davranışlar değil hukuk kurallarıyla çatışan ihmali davranışlar hukuku ilgilendirir. Bu nedenle hukuk düzeni tarafından yapılması emredilen hareketlerin yapılmasıdır.

Örnek: Görevi kötüye kullanma suçu, kamu görevlisinin suçu bildirmemesi gibi.

 

Manevi Unsur

Hareketin ve ihmalin bilinçli ve iradi olmasını gerektiren manevi unsur kusurluluk olarak adlandırılır. Bu unsura göre suçun meydana gelebilmesi için failin kanundaki tanıma uygun ve hukuka aykırı olan fiiline özgür iradesi ve isteğinin katılmış olması gerekmektedir. Eğer suça kusurlu irade katılmadıysa suçta meydana gelmez.

  1. a) Kast

Suçu oluşturan bir eylemin işlenişini ve sonucunu birlikte istemek durumudur. Türk Ceza Kanununa göre kast suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleşmesidir. Suçun oluşması kastın varlığına bağlıdır.

 

  1. b) Olası Kast

Kişinin suçun kanuni tanımındaki unsurlarının gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen fiili işlemesi halinde olası kast vardır. Kastla arasındaki fark kastta eylem ve sonuç bilerek ve istenerek işlenir. Olası kastta suçun kanun tanımındaki unsurları öngörülmesine rağmen fiil işlenir. Dolayısıyla olası kastta sonucu istememek ama kabullenmek durumu vardır. Olası kastta indirilmiş ceza verilir.

  1. c) Taksir

Hukuken hareketin isteyerek yapılması fakat neticenin öngörülmemesi yada öngörülebilir olsa da istenilmemesidir. Çoğunlukla, dikkatsizlik, tedbirsizlik, meslek ve sanatta acemilik biçimlerinde ortaya çıkar. Taksirli suçlarda kural olarak failin taksirinin derecesine göre ceza verilir. Örnek: Trafik kazaları, damdan kiremit düşmesi neticesinde birinin ölmesi vb.

  1. d) Bilinçli Taksir

Kişinin öngördüğü neticeyi istememesine karşı neticenin meydana gelmesi halinde bilinçli taksir vardır. Bir başka ifadeyle failin sonucu öngörebiliyor olması fakat sonucun gerçekleşmesini istememesi ve gerçekleşmeyeceği inancıyla hareket etmesi şeklinde ortaya çıkan taksir biçimidir. Örnek: Buzlanmış yolda sürat yapmak vb.

Hukuka Uygunluk Nedenleri

Kanunun hükmünü yerine getirebilmek için yapılan işlem hukuk çerçevesinde sayılır. Emirler 3 biçimde olabilir. Emir yasa tarafından yetkilendirilmiş amir tarafında verilmiş veya yasaya uygun içeriğe sahipse ve suç unsuru taşımıyorsa uygulayıcı tarafından uygulanması zorunludur ve hukuka uygunluk nedenidir.

  1. Meşru Müdafaa ( Haklı Savunma )

Kişinin kendisini koruma maksadıyla yapmış olduğu fiili harekettir.

Koşulları;

  1. Koşul: Bir saldırı olması yada olma tehlikesinin bulunması lazımdır.
  2. Koşul: Saldırı bir hakka yönelmiş olmalıdır.
  3. Koşul: Saldırı haksız olmalıdır.
  4. Koşul: Savunma zorunlu olmalıdır.
  5. Koşul: Müdahale saldırıyla orantılı olmalıdır.

 

  1. Zorunluluk Hali

Gerek kendisine gerek başkasına ait bir hakka yönelik bilerek neden olmadığı ve başka

yollarla korunma olasılığı bulunmayan ağır ve muhakkak bir tehlikeden kurtulmak veya

başkasını kurtarma zorunluluğu ile saldırı ile orantılı olarak işlenen fiillerde zorunluluk hali

sebebiyle ortaya çıkan hukuka uygunluk nedenidir.

Haklı savunmadan temel farklılıkları:

 

  1. Tehlikeye neden olmayan masum bir üçüncü şahısa zarar verilmesi durumunda ayrıca

zarar gören kişiye hakkaniyet gereğince tazminat ödeme zorunluluğunun

bulunmasıdır.

  1. Zorunluluk halinden bahsedebilmek için zararlı davranışın yapıldığı sırada tehlikeli

durumun gerçekleşmesi olasılığının varlığı ve failin bunu bilerek neden olmamış

olması gerekir.

  1. Failin işlediği fiil korunma yönünden zorunlu olmalıdır. Dolayısıyla başka yolla

korunma olanağının bulunmamasıdır.

 

Hakkın Kullanılması

TCK madde 26’ya göre hakkını kullanan kimseye ceza verilmez Bir hakkın kullanılması

amacıyla işlenen fiilin cezalandırılmaması için hukuk düzeninin bu hakkı tanımış olması ve

bu hakkın kullanılmasına da izin vermiş olması gerekir.

Hakkın kullanılması şeklindeki hukuka uygunluk nedeni hak sahibinin kanunun belirlediği

sınırları aşması halinde geçerli değildir. Eğer fail hakkını kullanmadan önce veya kullandığı

sırada yargı organlarına başvurmak zorundaysa böyle bir başvuruda bulunmaksızın hakkını

kullanmaya kalkışan kimse bu hukuka uygunluk nedeninden yararlanamaz.

 

İlgilinin ( Hak Sahibinin ) Rızası

 

Hukuken korunan varlığın sahibinin rıza ve rızasızlık şeklinde ortaya çıkan iradesi ceza

hukuku açısından önemlidir. TCK 26’ya göre kişinin mutlak olarak tasarruf edebileceği bir

hakkına ilişkin olmak üzere açıkladığı rızasına uygun işlenen fiilden dolayı kimseye ceza

verilemez. Ceza kanununa göre açıklanan rızanın sınırları şöyledir;

 

  1. Rıza mutlak olarak tasarruf edilebilen haklara ilişkin olmalıdır.

Tasarruf edilebilen haklar kanunda düzenlenmiştir. Ancak bireyin serbestçe yararlanmasını

garanti altına almak amacıyla tanımlanan haklar tasarruf edilebilen haklardır. Dolayısıyla

doğrudan devlete ait menfaatleri ihlal eden suçlar, toplumsal menfaatleri ihlal eden suçlar,

kamu barışı, güveni, sağlığı ve genel ahlaka karşı suçlarda rızanın herhangi bir etkisi yoktur.

Buna karşı malvarlığı basit vücut dokunulmazlığı, vücut dokunulmazlığı üzerindeki tasarruf

yetkisi fiziki bütünlüğünün devamı şeklinde zarar görmesine neden olan veya başka şekilde

kanuna kamu düzenine yada ahlaka aykırı olan davranışlar yönünden yoktur. Ölümden sonra

vücut bütünlüğüne yönelik tasarruf yetkisi mümkündür dolayısıyla bu haklarla ilgili rıza

hukuka uygunluk açısından etkilidir.

 

  1. Açıklanan Rızanın geçerli bir rıza olması gerekir.

 

  1. a) Rıza gösterme yetkisi korunan menfaatlerin sahibine aittir.
  2. b) Rıza gösterme yetkisine sahip olan kişi böyle bir beyanda bulunmaya ehliyetli

olmalıdır. Buradaki ehliyetten kasıt ayırt etme gücüne sahip olmaktır.

  1. c) Rıza sahibinin kendi hakkının zarar görmesine veya tehlikeye sokulmasına izin veren

açıklanmış iradesine gerek vardır.

  1. d) Rızanın gösterilmiş olması yetmez. Hareketin gerçekleştiği zamanda rızanın devam

etmesi gereklidir.

  1. e) Farklı görüşle olmasına rağmen ahlaka aykırı veya ahlaksızca şartlara bağlanan rıza

geçersizdir.

 

 

 

 

 

Be Sociable, Share!

One thought on “CEZA HUKUKU-DERS NOTU”

  1. Pingback: CEZA HUKUKU DERS NOTU
  2. Trackback: CEZA HUKUKU DERS NOTU

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
SİYASİ TEORİLER-AVRUPA BİRLİĞİNİN GELECEĞİ

SİYASİ TEORİLER-AVRUPA BİRLİĞİNİN GELECEĞİ Avrupa, eski ve insan popülasyonunun her zaman yüksek olduğu bir kıtadır. Bir çok farklı medeniyet kurulmasına...

KAMU POLİTİKASININ TANITIMI VE ÖZELLİKLERİ

Kamu Politikasının tanımı ve özellikleri   Kamu politikasının bir çok tanımı vardır.Ama en kapsamlı tanımı Anderson, Rose gibi siyaset bilimciler...

NAZİLERİN DESTEKÇİSİ ABD MİYDİ?

NAZİLERİN DESTEKÇİSİ ABD MİYDİ? 1.Dünya Savaşı’ndan son derece kötü durumda çıkan, imzaladığı anlaşmalarla da adeta bir yok olmuş devlet gbi...

Kapat
ücretsiz ilan